Shift Ajans
Fuzuli işgal sebebiyle tahliye davasının koşulları nelerdir?

6570 sayılı kanun, kira sözleşmelerinde aksine açıklama olmadıkça, kiralanan yerin kiracı tarafından başkasına kiraya verilmesine (alt kirayı) veya kiracının kiracılık hakkını devretmesini (kiranın devrini) caiz görmemiştir. Keza, kiracının terk ettiği taşınmazı başkasına herhangi bir sebeple işgal ettirmesi de yasaklanmıştır. Buna karşılık, sözleşmenin asıl amacı itibariyle başkalarına kiraya verilmesi gereken veya mutad olan otel, pansiyon öğrenci yurdu gibi yerler ise, bu hükmün dışındadır. Ne var ki, taşınmazın ‘tamamının’ başkasına kiraya verilmesi veya taşınmazın ‘tamamı’ için kiranın devri gene yasak kapsamına alınmıştır. İşte, belirtilen yasaklara aykırı davranılmışsa, taşınmaza kiracı veya devralan sıfatıyla girenler ya da taşınmazı herhangi bir sebeple işgal edenler aleyhine hiç bir ihtara hacet kalmaksızın Sulh Hukuk Mahkemesinde tahliye davası açılabilecektir. Bu takdirde devreden kiracıya akde aykırılıktan, işgal edene karşıda fuzuli şagillikten dolayı birlikte veya ayrı ayrı dava açılabilir.

Diğer Sıkça Sorulan Sorular

Eşimden ayrı yaşıyorum. nafaka davası açmak istiyorum. dava açabilir miyim?

Nafakayla ilgili davası açmak için illaki boşanma davası açma zorunluluğu bulunmamaktadır. Ayrı yaşama olması da gerekmemektedir. Eşiniz ile ayrı yaşamasınız bile eğer eşiniz eviniz ile ilgilenmiyorsa nafakayla ilgili dava açabilirsiniz. Ayrı yaşama durumunda da nafakaya yönelik dava açılabilir.

devamını oku...

Kaç farklı nafaka davası açılabilir?

Nafakanın 4 farklı türü için dava açılabilir. Bunlar; Yoksulluk Nafakası, Tedbir Nafakası, İştirak Nafakası ve Yardım Nafakasıdır.

Yoksulluk Nafakası: Yoksulluk Nafakası boşanmadan sonra ekonomik olarak daha kötü durumu gelecek yani yoksulluğa düşecek olan ve boşanma daha ağır kusuru bulunmayan eşe, ekonomik durumu daha iyi olan eş tarafından ödenecek nafakanın farklı bir türüdür.  Boşanma davası içerisinde talep edilebilir veya boşanma davası sonrasında bu dava açılabilir. Burada nafakaya yönelik talepte bulunacak eş için önemli olan boşanmada kusurunun olması değil kusurun diğer taraftan fazla olmamasıdır. Eğer iki tarafında kusuru yoksa kusurun diğer taraftan fazla olmaması sebebiyle yoksulluk nafakası istenebilir. 

Tedbir Nafakası:< devamını oku...

Nafaka davası açmanın şartları nelerdir?

Aile Mahkemelerinde nafaka davası açabilmek için haklı bir neden bulunması gerekmektedir. Haklı nedenlerin en başında eşin evin ekonomik sorumluluklarını yerine getirmemesi ve evine özen göstermemesi söylenebilir. Boşanma aşamasında ise yoksulluğa düşecek eş diğerinden ağır kusurlu olmamak kaydıyla nafaka talep edebilir. Aile Mahkemelerinde Nafaka’nın ana mantığı evlilik içerisinde sorumluluklarını yerine getirmeyen eşlerin sorumluluklarını yerine getirmesini sağlamak, boşanma aşamasında ise evliliğin sona ermesi sebebiyle maddi durumunda kötüleşme olacak eşin evlilik içerisindeki maddi durumuna yakın bir duruma eriştirmektir.

devamını oku...

Çocuğum için ne kadar nafaka isteyebilirim?

Uygulamada çocukların yaşına göre değişmekle birlikte ortalama 200-600 TL arasında bir nafakaya hükmedilmektedir. Eşin ekonomik şartları normal vatandaşların oldukça üzerinde ise bu rakamda doğru orantılı olarak artacaktır. O yüzden Nafaka Miktarı nasıl belirlenir sorusuna verdiğimiz cevaba göre isteyeceğiniz nafaka miktarını belirleyebilirsiniz. 

devamını oku...

Nafaka miktarı nasıl belirlenir?

Nafaka miktarı belirlenirken mahkeme çeşitli kriterleri göz önüne alacaktır. Fakat nafakanın belirlenmesinde hakimin takdir hakkı çok büyüktür. Nafaka belirlenmesinde tarafların ekonomik ve sosyal durumları en belirgin kriterlerdir. Hakim nafaka miktarını belirlerken nafaka ödeyecek eşin iş durumu, çalıştığı pozisyon, ailenin daha önceki yaşam tarzı v.b hususları değerlendirerek hakkaniyete göre bir miktar belirler.

devamını oku...

Eşim Nafakayı Ödemiyor. Nasıl Alabilirim?

Eş mahkeme tarafında n hükmedilmiş nafakayı ödemiyorsa bu durumda icra takibi yapılmalıdır. Nafaka için yapılacak tek bir icra takibi daha sonra doğacak nafakalar içinde geçerli olacaktır.

devamını oku...

Eşim nafakayı ödemiyor. şikayet edersem ne olur?

Ceza kanununda ana hüküm hiç kimse ekonomik sebeplerden dolayı özgürlüğünden mahrum bırakılamazdır. Fakat nafaka borcunu bu kuraldan müstesnadır. Nafaka borçları ödenmediği takdirde nafaka alacağı ödenmeyen eş tarafından şikayet hakkı vardır. Bu şikayet neticesinde mahkeme ödenmeyen her nafaka alacağı için ayrı ayrı cezaya hükmedecektir.

devamını oku...

Aldığım nafaka çok düşük. ne yapabilirim, nafakayı artırabilir miyim?

Nafaka davalarında mahkemeler sabit bir nafakaya hükmettiği takdirde enflasyon v.b nedenlerle belirli durumlarda nafaka miktarı günün koşullarına göre çok küçük rakamlarda kalmaktadır. Kanunda bu durumu engellemek adına iki çözüm getirilmiştir. Birincisi nafaka kararı alınırken nafakanın artan oranlı olarak belirlenmesidir. Fakat çoğu zaman mahkemeler uygulamada oluşan sorunlar sebebiyle bu şekilde bir karar vermezler. Nafaka alacaklısı eşin nafaka ücretinin günün ekonomik şartlarına göre az kalması sebebiyle açabileceği Nafaka Artırım davası mevcuttur. Nafakanın artırılması davasında hakim nafakayı günün koşullarına göre yeniden değerlendirip bir karar verecektir.

devamını oku...

Eşime ödediğim nafaka çok yüksek nafakayı düşürebilir miyim?

Nafakanın artırılması gibi düşürülmesi de mümkündür. Bunun için yeni bir dava açmanız gerekmektedir. Açılacak davanın adı nafakanın uyarlanmasıdır. Nafakanın uyarlanması davalarında öncelikli olarak hakimin takdir hakkı mevcuttur. Bu konuda objektif kriterler bulunmamaktadır. Hakim tarafların sosyo-ekonomik durumlarını değerlendirerek bir karar verecektir. Nafaka borçlusu ekonomik şartlarında bozulma olduğunu, nafaka miktarının çok yüksek oluşunu, kişisel ihtiyaçlarını nafaka borcu sebebiyle karşılayamaz hale geldiğini, nafaka alacaklısı eşin ekonomik durumunda ciddi artış olduğunu iddia ederek Nafakanın uyarlanmasını talep etmesi uygun olacaktır.

devamını oku...

Nafaka borcum ne zaman bitecek?

Nafaka her ay doğan bir borçtur. Kendiliğinden sona ermez. Nafakanın sona ermesi için; öncelikle nafaka çocuklara ödeniyorsa çocukların rüşte ermesinden başka bir deyişle 18 yaşını doldurmasından sonra çocuklar yönünden nafaka borcu sona ermektedir. Eş yönünden ise, eşin yeni bir evlilik yapması, ekonomik gelirinin çok iyi seviyeye gelmesi gibi durumlarda talep halinde nafakanın kaldırılması kararı verilebilir.

devamını oku...

Eşim nafaka borcunu ödemiyor. Ne yapabilirim?

Mahkeme tarafından hükmedilen nafaka borçlarının ödenmemesi durumunda, nafaka alacaklısı olan taraf dilerse icra takibi yaparak söz konusu nafaka alacağını takip edebilir. Gerek tedbir nafakası ve gerekse de yoksulluk yada iştirak nafakaları, icra hukuku açısından öncelik taşıyan bir borç türüdür. Bu tür nafaka alacaklısı icra takibinin yanı sıra ayrıca dilerse nafaka borçlusunu şikayet edebilir. Nafaka borcunu ödemeyen taraf için 3 aya kadar tazyik hapsi öngörülmektedir. Hapis cezası verildikten sonra nafaka borcunun ödenmesi durumunda infaz durdurulup nafaka borçlusu tahliye edilmektedir.

devamını oku...

Nafaka borcu ödenmezse ne olur?

Nafakanın ödenmemesi halinde, İcra İflas Kanunu’nun 344. Maddesine göre; “Nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar ve

devamını oku...

Aile içi şiddet nedir?

Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunda yapılan tanımlara göre Kadın Karşı Şiddet; “kadınlara, yalnızca kadın oldukları için uygulanan veya kadınları etkileyen cinsiyete dayalı bir ayrımcılık ile kadının insan hakları ihlaline yol açan… tutum ve davranışlardır.”  ...

devamını oku...

Hangi davranışlar aile içi şiddet sayılır?

Aile içi şiddet kavramı kanunda oldukça geniş tutulmuştur. Bu kavramları dört ana başlık halinde anlatmak anlaşılması için daha mantıklı olacaktır. 

Fiziksel Şiddet: Aslında aile içi şiddetin en az görüleni olmasına rağmen zarar boyutları sebebiyle toplumda en çok dikkat çeken aile içi şiddet türüdür. Fiziksel şiddet kanunda açık bir şekilde tanımlanmamıştır ama kişinin bedeni üzerinde uygulanan korkutma, sindirme v.b amaçları bulunan her türlü şiddet eylemleri olarak adlandırılabilir. Fiziksel şiddetin birçok şekli vardır. Tokat atmak, boğazını sıkmak, tekme atmak, yumruk atmak, tartaklamak, bir uzvunu sıkmak, kolunu sıkmak, kolunu bükmek, saçını kesmek, saçını çekmek, herhangi bir cisim vasıtasıyla vücuda zarar vermek (Buna örnek olarak bıçaklamak, silahla ateş etmek, kezzap dökmek, kaynar su dökme devamını oku...

Aile içi şiddete karşı ne yapabilirim?

Aile içi şiddete maruz kalan kişiler birçok imkândan faydalanabilirler. Toplumumuzda henüz tam anlamıyla bu kavram gelişmese de yakın zamanda daha yararlı ve aktif şekilde kullanılacağını ümit ettiğimiz yasal hakları ve imkânlarınızı bu başlık altına ayrıntılı anlatacağız.  

devamını oku...

Aile İçi Şiddete Uğruyorum Aile Mahkemesine Başvursam Neler Yapabilirim?

Şiddete uğrayan aile bireyleri için en etkili yöntem Aile Mahkemesi ve Cumhuriyet Savcılıklarına başvurudur. Aile Mahkemesine aile içi şiddet sebebiyle yapılacak bir başvuru neticesinde mahkeme hakimi Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun gereğince şiddeti uygulayan kişiye çeşitli cezalar verebilmektedir. Bu cezaların en başında müşterek evden uzaklaştırma ve eve belirli bir mesafeye kadar yaklaşmama cezası gelmektedir. Aile içi şiddeti uygulayan kişi bu cezaya uymadığı takdirde hapis cezası verilmektedir. Ayrıca aile içi şiddeti uygulayan kişiye Nafaka ödeme yükümlülüğü de verilebilmektedir. Şiddeti uygulayan kişi koruma süresi içerisinde ev eşyalarına zarar vermesi halinde hapis cezasına maruz kalacaktır. Ayrıca telefon yoluyla rahatsız etme, takip etme v.b durumlarda da ceza hapis cezasına çevrilecektir. Şiddet uygulayan kişinin adına kayıtlı silah olması devamını oku...

Aile içi şiddete uğruyorum hangi kanunlardan yararlanabilirim?

Özel Kanunlarda da hükümler olmasına karşın Aile İçi Şiddet dolayısıyla başvurulabilecek kanunlar aşağıdakilerdir. 

6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun

5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu

4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu

devamını oku...

Anlaşmalı boşanma ne demektir?

Medeni Kanunun 166. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenmiştir. Evlilik birliğinin en az bir yıl sürmesi koşuluyla, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu tür boşanma davalarında taraflar boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu konusunda bir protokol yaparlar. Hakim bu protokolü uygun bulabilir veya tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak değişiklikler yapabilir. Bu değişiklikler taraflarca da kabul edilirse boşanmaya hükmolunur.

devamını oku...

18 Yaşından küçüğüm nasıl evlenebilirim?

Medeni Kanun’a göre evlenme yaşı 17’dir. 17 yaşında olan henüz reşit olmamış bir genç aile izni ile evlenebilecektir.

devamını oku...

Mal ayrılığı ne demektir ?

2001 yılı medeni kanun değişikliği ile birlikte eşler aksine sözleşme yapmamışlarsa uygulanacak kanuni mal rejimi edinilmiş mallara katılma rejimidir. Bu mal rejimi evlilik sonrası bir emek karşılığında kazanılan malların paylaşımına ilişkindir ve evlilik devam ederken çıkan artık değerin yarı yarıya paylaşılması olarak özetlenebilir. Mal ayrılığı rejimi için taraflar ayrıca bir sözleşme yapmalıdır. Bu sözleşme evlenmeden önce veya sonra olabilir. Bu sözleşme noterde düzenleme veya onaylama şeklinde olabilir. Mal ayrılığı rejimi kısaca evlilik süresince herkesin kazancının kendisine ait olması boşanma halinde malların paylaşılmaması olarak özetlenebilir. Bu mal rejiminde her eş kendi malından, borcundan ve alacağından sorumludur.

devamını oku...

Evlenme başvurusunu nereye yapabilirim?

Medeni Kanun’a göre evlenme için yetkili yerler belediyelerdir. Evlilik için başvuruları eşlerden birinin ikametgahının bulunduğu ilçe yada il belediyesine yapabilirsiniz.

devamını oku...

Evlenme başvurusunda hangi belgeler istenir?

Evlilik için başvurularda çiftlerden çeşitli evraklar istenmektedir. Belediyelerin ilgili bölümlerine sunulacak bu evraklar aşağıdaki listede bildirilmiştir....

devamını oku...

Nikah şahitleri için istenen belgeler nelerdir?

Nikah şahitleri nikah töreni anında belirlenebilir. Nikah şahitlerinin TC numaralı kimlikleri, adresini beyan etmesi ve reşit olması zorunludur.

devamını oku...

Evlenmeye engel durumlar nelerdir?

Türk Medeni Kanunu uyarınca 2 dereceye kadar kan bağı ile birbirine akraba olan kişiler evlenemez. Bunlara kardeşler, baba, torun, amca, dayı, yeğen, hala, teyze örnek gösterilebilir. Eğer eşler boşanmış ise boşanan eşlerden herhangi biri diğer eşin altsoyu ve üstsoyu ile evlenemezler. Türk Medeni kanununda evlenme yasağına ilişkin bir diğer hüküm ise evlatlıktır. Evlat edinen kişiler ile evlatlık arasında evlenme akdi kurulamaz.

devamını oku...

Eşim evi terketti boşanma davasını nasıl açmalıyım?

Terk durumlarında eğer eş haksız yere birlikte yaşanılan konutu bırakıp gitmişse, öncelikli olarak yapmak gereken terk sebebiyle boşanma davası açmak olmalıdır. Terk edilmenin haksız olduğu ispatlandığı takdirde eşin kusurlu olduğu kabul edilecek ve talep halinde mahkemece takdir edilecek bir tazminata hükmedilecektir.

devamını oku...

Eşim evle ilgilenmiyor ne yapabilirim?

Evlilik birliği içerisinde eşlerden her biri aile birliğin bütün giderlerine katılmakla yükümlüdür. Bu yükümlülüğüne yerine getirmeyen eş için Türk Medeni Kanunu 198 maddesi uyarınca mahkemeye başvurulabilir. Başvuruda eşin evle ilgili ekonomik giderlere katılmadığı bildirilmelidir. Bu durumda mahkeme hakimi evle ilgilenmeyen eş yönünden çeşitli yaptırımlar uygulanmasına karar verebilir.

devamını oku...

Eşimle boşanmadık ama eşim boşanacağım korkusuyla elindeki malvarlığı satmaya başladı ne yapabilirim?

Aile Hukuku ailenin devamının sağlanması ve evlilik sebebiyle eşlerden birinin zarar görmesini engellemek üzere doğmuş bir kavramdır. Eğer eşlerden biri Aile Hukuku kurallarına alenen aykırı davranıyorsa bu durumda mahkemeden tedbir talep edilebilir. Elindeki malvarlığını boşanma ihtimali sebebiyle satışa çıkaran eş için mahkemeden boşanma davası bile açmadan tedbir istenebilir. Zira Aile Mahkemelerinin var olma amacının ailenin ekonomik bütünlüğünü de korumak olduğunu düşündüğümüzde mahkeme bu yönde tedbir kararı verebilecektir. Türk Medeni Kanunu Madde 199 da geçen “Ailenin Ekonomik Varlığının Korunması” maddesi baz alınarak tedbir talebinde bulunulabilir. Bu tür bir dava da mahkeme öncelikle elden çıkarılan malların değerlerine bakacak ve buna göre bir karar verecektir. Fakat dava açılırken tedbir talebi ile birlikte açılırsa mahkeme da devamını oku...

Evliliğin sona erme halleri hangileridir?

Evliliğin sona erme hallerinden en bilineni boşanmadır. Fakat Medeni Kanunda tanımlanmış bir çok halde evlilik sona ermektedir. Ölüm evliliği kendiliğinden sona erdiren durumlardan biridir. Bunun yanında mahkemeler tarafından verilmiş boşanma kararı da evliliği sona erdirir. Eşlerden biri gaip olması yada ölüm karinesi sebebiyle kayıp olması halinde de evlilik belirli sürelerin sonunda kendiliğinden sona ermiş olacaktır. Ayrıca Evliliğin Butlanı hallerinde de evlilik kendiliğinden son bulacaktır. Evliliğin sona ermesinin bir diğer hali de evliliğin iptalidir. Evliliğin iptali de evliliğin sona erdiği hallerden biridir.

devamını oku...

Anlaşmalı boşanma nedir?

Boşanma Davaları iki ana türde açılır. Bunlardan birincisi Anlaşmalı Boşanma Davası ikincisi ise Çekişmeli (Anlaşmasız) Boşanma Davası dır. İki tarafın boşanmanın mevcut olan tüm esas hususlarında anlaşarak mahkemeye birlikte imzalanmış bir protokol ve bir tarafın dilekçesi sunularak açılır. Anlaşmalı boşanma davaları çekişmeli boşanma davalarına nazaran çok daha kısa sürmektedir. Anlaşmalı boşanma davasında taraflar maddi tazminat, manevi tazminat, nafaka, velayet, mal paylaşımı, eşya paylaşımı gibi esaslı konuların tamamında anlaşmış olmalıdır.

devamını oku...

Temerrüt sebebiyle tahliye davasının koşulları nelerdir?

Kiracı muaccel olan kira bedelini altı ay ve ya daha fazla süreli kira sözleşmelerinde otuz günlük; daha az süreli sözleşmelerde altı günlük süre içinde ihtarname tebliğine rağmen ödemezse temerrüte düşmüş olur. Buna göre, kiraya veren, muaccel kira bedelini ödemeyen kiracısına bir ihtarda bulunacak ve bu ihtarla hem ödeme için 30 günlük süreyi bildirecek, hem de süre sonunda sözleşmeyi feshedeceğini açıkca belirtecektir. Ayrıca ödenmeyen kira miktarının da ihtarda gösterilmesi gerekir. Kiracı, verilen mehlin sonunda kira borcunu öderse, mesele kalmaz. Kiralayan ihtarnamede fazla kira talep etse dahi, kiracı ihtilafsız kira bedelini 30 günlük süre içinde ödemek zorundadır. Aksi halde temerrüte düşecektir. Dava 30 günlük sürenin sonunda açılabilir. Kira süresinin sonunu beklemeye ge devamını oku...

Kira tespit davası nedir ve koşulları nelerdir?

Kiraya veren veya malik kira tespit davası açabilir. Kira sözleşmesinin sona ermesinden itibaren en geç 15 gün önce ihtar veya dava dilekçesinin davalı kiracıya tebliğ edilmesi gerekir. Buna uyulmazsa, mahkemece tespit edilen kira, bir sonraki kira döneminden itibaren geçerli olacaktır. Belirtilen süre içinde ihtar gönderilmişse, dönem sonuna kadar dava açılabilecektir. Kira sözleşmesinde kira artışına ilişkin özel şart varsa, bu şart yenilenen ilk dönemde tarafları bağlar; yani yenilenen ilk dönemde bu şarta göre kira artışı yapılır. Yine sözleşmede her yıl kiranın artacağına ilişkin özel şart varsa, ihtarname çekmeye gerek yoktur. Dönem sonuna kadar her zaman dava açılabilir.

devamını oku...

Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu ne gibi yenilikler getirmektedir?

Yabancı yatırımcıların Türkiye’ye yatırım yaparken karşılaştıkları sorunların azaltılması ve Türkiye’ye daha fazla yabancı yatırımcı gelmesi için 05.06.2003 tarihinde yeni Yabancı Yatırımlar Kanunu çıkarıldı. Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu diğer ülkelerdeki benzerlerine uygun olarak şirket ve şube kuruluşunda bürokrasiyi %70 oranında azaltmakta ve ön izin alma zorunluluğunu ortadan kaldırmaktadır. Bu Kanun, Türklerin veya yabancıların Türkiye’de şirket kurması arasındaki farkları ortadan kaldırmaktadır...

devamını oku...

Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı (TYDTA), Türkiye’deki İşinizi Kolaylaştırmak İçin Ne Gibi Farklı Roller Üstlenebilir?

TYDTA, yerli ve yabancı yatırımcılara tek durak hizmet sağlayan, Türkiye’nin resmi ve ulusal yatırım destek ve tanıtım ajansıdır. Kurumun verdiği hizmetlerden bazıları şunlardır: 

- Başlangıç aşamasında izlenecek olan yol boyunca yabancı yatırımcılara yardım sunmak 
- Merkezi ve yerel mercilerden yatırıma ilişkin onay ve izinlerin alınması gibi yatırım öncesinde, yatırımın gerçekleştirilmesi sırasında ve sonrasında destek hizmetleri sağlamak 
- Potansiyel yatırımcılara sanayi ve sektör bazında tanıtım yapmak 
- Türkiye’deki yatırım olanaklarını gerek yurtdışında ve gerekse yurtiçinde tanıtmak 
- DYY konusunda Türkiye’yi bir marka haline getirmek ve Türkiye’nin imajını iyileştirmek 
- İş ortamını genel anlamda iyileştirmek amacıyla reform politikaları geliştirmek

devamını oku...

Türkiye’deki Şirket Kuruluş Prosedürü Nedir?

Yeni DYY Kanunu ile iş kurmak için izlenmesi gereken adımlar sayıca azaltılarak ve sadeleştirilerek şirket tescil süreci yeniden düzenlenmiştir. İşlemlerin işlerlik ve hız kazanacak biçimde sadeleştirilmesi ile birlikte şirket tescili ve kuruluşu bir gün içinde tamamlanabilmektedir. Aranan tek şart Ticaret Sicili Memurluğu’nda standart bir formun doldurulması ve gerekli belgelerle birlikte teslim edilmesidir. 

Şirket kurmak için yatırımcıların aşağıdaki adımları izlemesi gereklidir: 

• Noter onaylı Şirket Kuruluş Sözleşmesinin teslim edilmesi; 
• Şirket sermayesinin % 0,04’ünün Merkez Bankası’na ya da devlet bankalarından birine yatırılması 
• Şirket Kuruluş Formu’nun doldurulması 
• Şirketin genel merkezinin bulunduğu ildeki Ticaret Sicili Memurluğu’na kayıt yaptırılması

devamını oku...

Serbest bölgede faaliyet gösterebilmek için izlenecek prosedür nedir?

1- Genel Müdürlük, Bölge Müdürlüğü veya Serbest Bölge İşletici
veya Kurucu/İşletici şirketten alınan Faaliyet Ruhsatı Müracaat Formu
doldurulur.
Uzman bir hukukçu eşliğinde bu
işlemin yapılması tavsiye edilir.

2-Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının 951 101 301 nolu Dolar
($) hesabına müracaat ücreti ( 5.000 ABD Doları) yatırılır...

devamını oku...

Serbest bölgelerin sağladığı avantajlar nelerdir?

-Hazır işyeri kiralamak suretiyle üretim konusunda faaliyet gösterecek kiracı-kullanıcı firmalar için 15 yıl, diğer konularda 10 yıl, kendi işyerini inşa etmek suretiyle üretim konusunda faaliyet gösterecek yatırımcı-kullanıcı firmalar için 30 yıl, diğer konularda ise 20 yıl süreli Faaliyet Ruhsatı verilmektedir...

devamını oku...

Boşanma tazminatı nedir ?

Boşanma tazminatı maddi ve manevi olabilir. Medeni Kanunun 174. maddesine göre; Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat isteyebilir. Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir. Kusursuz veya daha az kusurlu olan eş mevcut ya da beklediği bir yararı, boşanma yüzünden kaybediyorsa, kusurlu olan eşten maddi tazminat isteyebilir. Örneğin, evlilik sırasında eşinin çalışmasına ya da öğrenimini tamamlamasına izin vermemesi maddi tazminat nedenidir. Boşanmaya neden olan olaylar kusursuz veya daha az kusurlu eşin kişilik haklarını ağır şekilde zedelemişse, manevi tazminata hükmedilebilir. Örneğin dayak, kötü muamele, hakaret, sadakatsizlik gibi olaylar yaşanmışsa bunla devamını oku...

Yeniden inşaa veya esaslı onarım sebebiyle tahliye davasının koşulları nelerdir?

6570 Sayılı Kanunun konuya ilişkin mad. 7/ç hükmüne göre “taşınmazı yeniden inşa veya imar maksadıyla esaslı bir surette tamir, genişletme veya düzenleme için çalışma esnasında içinde ikamet veya faaliyet mümkün olmadığı fennen anlaşıldığı takdirde kira akdinin sonunda” kiraya veren tahliye davası açabilir. Bu dava da kira süresinin bitiminden itibaren bir ay içinde açılmalıdır. Davayı kiralayan açar, ancak, ihtiyaç sebebiyle tahliye davalarında olduğu gibi, kiralayan durumunda olmayan malikinde bu davayı açma hakkı bulunmaktadır. Keza aynı şekilde bu dava için de önceden ihtar gerekli değildir. Ancak gerekmemekle birlikte ihtarname gönderilmişse, bu durumda bu davada dönem sonuna kadar açılabilir. Bu davada en önemli husus, yeniden inşaaya, esaslı tamir ve tadilata ilişkin olarak hazırlanan tadilat projesinin mahkemeye sunulmasıdır. devamını oku...

Tedbir nafakasi ne demektir ?

Boşanma davası öncesinde veya dava sırasında eş ve reşit olmayan çocuklar yararına hükmedilecek nafakadır. Boşanma davası öncesi ayrı bir dava olarak açılabilir. Bu durumda nafaka isteyen eşin ayrı yasamakta haklı olduğunu ispat etmesi gerekmektedir. (dayak, terk, aldatma v.b.)Tedbir nafakası, dava tarihinden başlayıp hükmün kesinleştiği tarihe kadar geçerlidir.

devamını oku...

Bir kira yılı içinde iki haklı ihtar sebebiyle tahliye davasının koşulları nelerdir?

Buna göre, kira bedelini ödemediğinden dolayı bir yıl içinde iki defa haklı olarak yazılı ihtarnameye sebep olan kiracı aleyhine kira sözleşmesinin hitamında, kiralayan tarafından tahliye davası açılması mümkün bulunmaktadır. Buradaki ‘bir yıl’ tabiri ‘bir kira yılı’ şeklinde anlaşılmalıdır İki haklı ihtar sebebiyle tahliye davası da, kira süresinin bitimini izleyen bir aylık süre içinde açılmalıdır. Bu dava için 
a-Kiracının iki haklı ihtara sebebiyet vermesi, 
b-Bu iki ihtarın bir kira döneminde ve bir yıl içinde başka başka aylara ait olması, 
c-İhtarların muaccel olan kira bedellerini kapsaması, 
d-Davanın kira süresinin hitamını takip eden bir ayın içinde açılmış olması gerekmektedir.

devamını oku...

Yoksulluk nafakası ne demektir ?

Boşanma sonucu yoksulluğa düşecek eşin kusuru daha ağır olmaması koşuluyla diğer taraftan mali gücü oranında isteyebileceği nafakadır. Eşit kusur halinde nafakaya hükmedilebilir. Hakim kendiliğinden yoksulluk nafakasına hükmedemez. Bunun için açık bir talep gereklidir. Yoksulluk nafakasını eşlerin her ikisi de isteyebilir. Hakim bu nafakaya eşlerin maddi durumunu araştırdıktan sonra hükmedebilir. Ayrıca yoksulluk nafakasına süreli olarak hükmedilemez (1 yıl, 5 yıl gibi.). Ayrıca boşanan eşler her zaman bu nafakanın yeniden gözden geçirilmesini artırılmasını, azaltılmasını ya da tamamen kaldırılmasını isteyebilirler. Yoksulluk nafakası Boşanma davası içinde istenebileceği gibi, boşanma kararından sonra ayrı bir dava olarak da talep edilebilir.

devamını oku...

Kiracının veya eşinin aynı belediye sınırları içinde meskeni bulunması sebebiyle tahliye davasının koşulları nelerdir?

Kiracının kirada oturduğu yer ile aynı belediye sınırları içinde meskeninin bulunması halinde kiralayan her zaman tahliye davası açarak, kiracının tahliyesini isteyebilir. Bu dava süreye bağlı değildir. Ancak her zaman kiracının aynı belediye sınırları içinde meskeninin bulunması her zaman tahliye sebebi olamaz Gerçektende, bu hususta tahliye davasına muhatap olan kiracının sağlık durumu, sosyal, ekonomik ve kültürel şartları mutlaka dikkate alınmalıdır. Mesela romatizmal hastalıkları bulunan kiracının aynı belediye sınırları içinde çok rutubetli bir bodrum kata sahip olması, onun tahliyesi için yeterli sebep oluşturmayacaktır. 6570 sayılı K. mad. 7/2 hükmüne göre tahliye davasını açmaya sadece malikin yetkili olduğunu da belirtmeliyiz . Oysa buraya kadar incelediğimiz tahliye sebeplerinde dava açma hakkı, kural olarak, kiraya verenlere tanınmıştı. Ancak bu dava, malik tarafından ‘her devamını oku...

İştirak nafakası ne demektir ?

Boşanma kararının verilmesinden sonra çocukların velayeti kendisine verilmemiş olan eşin çocukların bakım, eğitim, sağlık gibi ihtiyaçları için vermesi gereken nafaka çeşididir. İştirak nafakasını hakim talep olmasa dahi kendiliğinden düzenler ve her çocuğun durumunu ayrı ayrı değerlendirerek karar verir. İştirak nafakasının başlangıcı boşanma kararının kesinleşme tarihidir. Bitişi ise çocuğun reşit olduğu tarihtir. Reşit çocuk için nafakaya hükmedilemez. Ancak eğitimleri devam ediyorsa eğitimleri bitene kadar, kız çocuklarına ise evleninceye kadar iştirak nafakası ödenir. Boşanma kararıyla iştirak nafakasına karar verilmemiş ise daha sonra dava açılabilir.

devamını oku...

Anne ve baba çocuklarından nafaka için talepte bulunabilir mi?

Medeni kanuna herkes, yardım edilmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan alt ve üst soya ve erkek-kız kardeşlerine yardım etmekle yükümlüdür ve bu yükümlülükten kaynaklanan nafakaya yardım nafakası adı verilir. Yoksulluk içinde yaşayan anne veya baba çocuklarından yardım nafakası talep edebilirler. Yardım nafakası talep edecek kişinin, zaruret durumunda bulunması, ve bunu her türlü delille ispat etmesi gerekmektedir. Nafaka talep edenin birden fazla çocuğu var ise bunlardan yalnız birine karşı dava açılmış ise mahkeme davacının ve tüm çocukların ekonomik ve sosyal durumlarını araştırır ve sadece davalı olan çocuğa isabet eden miktar üzerinden nafakaya hükmedecektir. Diğer çocuklar hakkında ise olumlu ya da olumsuz bir karar vermeyecektir.

devamını oku...

Akde(kira sözleşmesine)aykırılık sebebiyle tahliye davasının koşulları nelerdir?

BK md. 256 genel bir hüküm olup, hem BK, hemde GKKK kapsamına giren yerler için uygulanır. Bu maddeye göre kiracının akde aykırı davranması durumunda, kiraya veren süre sonunu beklemeden sözleşmeyi hemen feshedebilecektir. Malikin bu davayı açma hakkı yoktur. Kiraya verenin bu yola başvurabilmesi için, evvela kiracıya akde aykırılığı gidermesini ihtar etmesi ve münasip bir mehil vermesi gerekir. Bu ihtar, herhangi bir şekle tabi değildir. Eğer kiracı, kiralananı açıktan açığa fena kullanarak kiralanana daimi bir zarar verirse , ihtara da gerek yoktur. Eğer yapılan ihtar amacına ulaşmışsa, yani kiracı ihtar üzerine, yani kiracı ihtar üzerine sözleşmeye ve kanuna aykırı davranışlarına son vermişse, artık kiraya verenin sözleşmeyi feshetme hakkı mevcut olmayacak, akde aykırılık giderilmediği takdirde ise tahliye davası açılabilecektir.

devamını oku...

Mirasta saklı pay ne demektir?

Miras bırakanın sağlığında veya vasiyetnamesinde başkasına devredilmesine izin verilmeyen mirasın bir bölümüne saklı pay denir. Bu saklı pay yasal mirasçılara tahsis edilmiştir. Mirasta saklı pay oranları medeni kanunun 506. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre; Altsoy için yasal miras payının yarısı, Ana ve baba için yasal miras payının ¼ ü Kardeşlerden her biri için yasal miras payının 1/8 i Sağ kalan eş için, altsoy veya ana ve baba zümresiyle birlikte mirasçı olması halinde yasal miras payının tamamı, diğer hallerde ¾ ü Miras bırakan mirasının saklı pay dışında kalan kısmında ölüme bağlı tasarrufta bulunabilir. Saklı pay sahibi mirasçılar yoksa mirasında dilediği gibi tasarrufta bulunabilir. Miras bırakan yapacağı tasarruflarda yukarıdaki oranları gözetmek zorundadır. Bu oranlar ihlal edildiğinde ilgili mirasçı tenkis davasıyla saklı payını isteyebilir. &C devamını oku...

Vasiyetname nasıl düzenlenir ?

Vasiyetname; 15 yaşını bitiren ve ayırdetme gücüne sahip kişilerin, yasalar çerçevesinde, malları üzerindeki tasarruf hakkını kullandıkları , bir ölüme bağlı tasarruf çeşididir. Vasiyetname, resmi şekilde, el yazısı ile ve sözlü olmak üzere üç şekilde düzenlenebilir. Resmi vasiyetname: sulh hakimi veya noter tarafından iki tanığın katılımıyla düzenlenir. Miras bırakan arzularını sulh hakimi veya notere bildirir. Bu istekler yazıya geçirilir ve okuması için miras bırakana verilir. Vasiyet miras bırakan, vasiyet memuru (hakim veya noter ve tanıklar) tarafından imzalanır ve saklanmak üzere vasiyet memuruna verilir.

devamını oku...

CMK Nedir ?

1 Haziran 2005’te yürürlüğe giren Ceza Muhakemesi Kanunu; Ceza muhakemesinin nasıl yapılacağını, bu sürece katılan kişilerin (hakim, savcı, müdafi, müdahil, sanık, tanık, bilirkişi v.b.) hak, yetki ve yükümlülüklerini, Ceza muhakemesine ilişkin koruma tedbirlerini (arama, yakalama, tutuklama v.b), mahkeme kararlarına karşı denetim yollarını (temyiz, itiraz, karar düzeltme) düzenleyen kanundur.

devamını oku...

Bir insan ne kadar gözaltında tutulabilir ?

Gözaltı; yakalanan kişinin hakkındaki işlemlerin tamamlanması amacıyla, yetkili hakimin önüne çıkarılmasına veya serbest bırakılmasına kadar kanuni süre içerisinde özgürlüğünün geçici olarak kısıtlanıp alıkonulmasıdır. Gözaltı süresi CMK’da düzenlenmiştir. Buna göre yakalanan kişi, Cumhuriyet Savcılığınca bırakılmazsa, soruşturmanın tamamlanması için gözaltına alınmasına karar verilebilir. Gözaltı süresi, yakalama anından itibaren yirmidört saati geçemez. Toplu olarak işlenen suçlarda, delillerin toplanmasındaki güçlük veya şüpheli sayısının çokluğu nedeniyle; Cumhuriyet savcısı gözaltı süresinin, her defasında bir günü geçmemek üzere, üç gün süreyle uzatılmasına yazılı olarak emir verebilir. Gözaltı süresinin uzatılması emri gözaltına alınana derhâl devamını oku...

Avukat tutma hakkı ne demektir ?

Bir suçlamayla karşı karşıya kişi, avukat tutma, avukatı varsa onu çağırma, avukat olmadan konuşmama, avukat tutacak parası yoksa, kendisine avukat tayin edilmesini isteme hakkına sahiptir. Her soruşturmadan önce sanık veya şüpheliye bu hakkı hatırlatılmak zorundadır. Sanık veya şüpheli tarafından avukat talep edilmesi halinde barodan bir avukat görevlendirilir. 18 yaşından küçüklerin ve cezasının üst sınırı 5 yıl ve üstü olan sanıkların yargılamalarında avukat bulunması zorunludur. Kendileri istemese dahi bir avukat tayin edilir.

devamını oku...

Yabancıların Türkiye’de şirket kurma prosedürü nasıldır?

Avrupa Birliği’ne uyum çalışmaları çerçevesinde Türkiye’de , 2001 yılında “Türkiye’de Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Reform Programı” kabul edilerek uygulanmaya başlanmıştır.Reform programı kapsamında çıkarılan Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu ile, yabancı sermayeli şirketlerin kuruluşu için Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü’nden ön izin alma zorunluluğu kaldırılmıştır. Böylece, yasanın Resmi Gazete’de yayınlandığı 17 Haziran 2003 tarihinden beri , yabancı şirketlerin kuruluş işlemleri tamamen yerli sermayeli şirketlerde olduğu gibi gerçekleştirilmektedir.Türkiye’de şirket kurmak isteyen bir yabancının yapması gereken ilgili ticaret sicil memurluğuna başvurarak gerekli belgeleri tamamlamak olacaktır.

devamını oku...

Limited şirket ve A.Ş kuruluşunda istenilen belgeler nelerdir?

1. Dilekçe
2. Biri asıl olmak üzere noterce onaylanmış 3 nüsha ana sözleşme
3. Kurucu ortakların fotoğraflı nüfus örneği (noter onaylı veya muhtarlıktan alınmış aslı) 2’şer adet
4. Kurucu ortaklara ait ikametgah belgesi (noter onaylı veya muhtarlıktan alınmış aslı) 2’şer adet
5. Ticaret Sicili Tüzüğünün 29. maddesine göre hazırlanmış taahhütname
6. Şirket unvanı altında hazırlanmış şirket yetkililerine ait imza beyannamesi (noter onaylı aslı)
7. Şirket Kuruluş Bildirim Formu 4 adet
8. Merkez/Ziraat Bankası dekontunun aslı ve fotokopisi (sermayenin %1 tutarının tüketici koruma fonuna yatırıldığına dair)
9. Şirket ana sözleşmesi ile, Ltd.ler için şirket müdürü/müdürleri; A.Ş.ler için yönetim kurulu görev bölümü ve temsile yetkililer belirlenmemiş ise kuruluş tescili yapıldıktan sonra, Ltd.ler i&ccedi devamını oku...

Limited Şirket ile A.Ş. arasındaki farklılıklar nelerdir?

Limited Şirket (Ltd.) İki veya daha fazla gerçek ya da tüzel kişi tarafından bir ticaret unvanı altında kurulup; ortaklarının sorumluluklarının koymayı yükümlendikleri sermaye ile sınırlı ve esas sermayesi belli olan şirket türüdür.Asgari sermayesi 5.000,00 YTL.’dir.Hisse senedi ve tahvil gibi menkul kıymetleri çıkaramaz,aracılık faaliyetlerinde bulunamaz,holding şeklinde kurulamaz,sigorta aracılık hizmetlerinde bulunabilir ancak bankacılık ve sigortacılık yapamaz,finansman, faktoring, finansal kiralama işleriyle uğraşamaz,sermaye Piyasası Kurumu olarak çalışamaz,adi şirketlere, kollektif, komandit şirketlere ve kooperatiflere ortak olamaz,dernek ve sendika kuramaz, üyesi olamaz.

Anonim Şirket (A.Ş.) En az beş gerçek veya tüzel kişiden oluşan, bir unvana sahip, esas sermayesi muayyen ve paylara bölünmüş olan ve borçlarından dolayı yalnız mal varlığı ile sorumlu

devamını oku...

Yabancıların Türkiye’de gayrimenkul edinimleri nasıl olmaktadır?

Yabancıların Türkiye`de taşınmaz edinimlerine ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiştir. Yabancıların Türkiye`de taşınmaz edinimi konusu üç başlık altında incelenmelidir :
1.Yabancı uyruklu gerçek kişilerin taşınmaz mal edinmesi
2.Yabancı şirketlerin taşınmaz mal edinmesi
3.Yabancı sermayeli şirketlerin taşınmaz mal edinmesi 

devamını oku...

Yabancı gerçek kişilerin taşınmaz edinimi nasıldır?

Yabancı gerçek kişilerin taşınmaz mal edinimi, 2644 sayılı Tapu Kanunu`nun 35 inci maddesinde düzenlenmektedir. Buna göre; Yabancı uyruklu gerçek kişiler, karşılıklı olmak ve kanuni sınırlamalara uyulmak kaydıyla, Türkiye’de işyeri veya mesken olarak kullanmak üzere, uygulama imar planı veya mevzii imar planı içinde bu amaçlarla ayrılıp tescil edilen taşınmazları edinebilirler
Sınırlı ayni hak tesis edilmesinde de aynı koşullar aranır.

Yabancı uyruklu bir gerçek kişinin ülke genelinde edinebileceği taşınmazlar ile bağımsız ve sürekli nitelikte sınırlı ayni hakların toplam yüzölçümü iki buçuk hektarı geçemez. Bakanlar Kurulu yüzölçümü miktarını, belirtilen koşullarla, otuz hektara kadar artırmaya yetkilidir.

Türkiye’de taşınmaz rehni tesisinde ise, yukarıda belirtilen kayıt ve sınırlamalar aranmaz.

devamını oku...

Yabancı şirketlerin taşınmaz mal edinmesi nasıldır?

`Yabancı şirket” deyimi, “yabancı ülkelerde kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketleri”ni ifade etmekte; bu yönüyle yabancı yatırımcılar tarafından Türkiye’de kurulan veya iştirak edilen “yabancı sermayeli şirketler”den ayrılmaktadır.

Yabancı şirketlerin taşınmaz edinimi, Tapu Kanunu’nun 35 inci maddesinde düzenlenmektedir. Buna göre yabancı şirketler, ancak özel kanun hükümleri çerçevesinde taşınmaz mülkiyeti ve taşınmazlar üzerinde sınırlı ayni hak edinebilirler.

Yabancı şirketlerin taşınmaz edinimi ve taşınmazları kullanım hakkını düzenleyen mevcut kanunlar;

* 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu,
* 6326 sayılı Petrol Kanunu,
* 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu’dur.

Yabancı şirketler lehine Türkiye’de taşınmaz rehni tesisinde de, yabancı ger&c devamını oku...

Yabancı sermayeli şirketlerin taşınmaz edinimi nasıldır?

“Yabancı sermayeli şirket”ler, yabancı yatırımcılar tarafından, Türkiye’de, Türk Ticaret Kanunu hükümleri çerçevesinde kurulan veya iştirak edilen ve Türk Ticaret Siciline kaydedilmiş bulunan şirketlerdir. Türkiye’de kurulan ve idare merkezinin Türkiye’de bulunduğu şirketler, yerli ve yabancı sermayeli olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk hukukuna göre Türk şirketi sayılmaktadır.

Bu çerçevede 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu’nun 3 üncü maddesinin (d) bendi uyarınca; yabancı yatırımcıların Türkiye’de kurdukları veya iştirak ettikleri tüzel kişiliğe sahip şirketlerin, Türk vatandaşlarının edinimine açık olan bölgelerde taşınmaz mülkiyeti veya sınırlı ayni hak edinmeleri serbesttir.

devamını oku...

İşsizlik sigortası nedir?

İşsizlik sigortası; bir işyerinde çalışırken, çalışma istek, yetenek, sağlık ve yeterliliğinde olmasına rağmen, kendi istek ve kusuru dışında işini kaybedenlere, uğradıkları gelir kayıplarını kısmen de olsa karşılayarak kendilerinin ve aile fertlerinin zor duruma düşmelerini önleyen, sigortacılık tekniği ile faaliyet gösteren, Devlet tarafından kurulan zorunlu bir sigorta koludur.

devamını oku...

Hangi durumlarda işsizlik sigortasından yararlanılır?

Hizmet akdinin feshinden önceki 120 günü sürekli olmak üzere, son üç yıl içinde en az 600 gün süre ile prim ödemiş olup da kendi istek ve kusurları dışında işsiz kalanlardan;

Hizmet akitleri, ihbar önellerine uygun olarak işveren tarafından feshedilenler, Hizmet akitleri, sağlık sebepleri, işverenin kanunda belirtilen ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan davranışları ve işçinin çalıştığı işyerinde bir haftadan fazla süre ile işin durmasını gerektirecek zorlayıcı sebepler nedeniyle bizzat kendileri tarafından feshedilen sigortalı işçiler, Sağlık sebepleri veya işyerinde işçiyi bir haftadan fazla süre ile çalışmaktan alıkoyan bir zorlayıcı sebebin ortaya çıkması halinde işveren tarafından hizmet akdi feshedilenler, Belirli süreli hizmet akdi ile çalışmakta olup da sürenin bitiminde işsiz kalanlar, İşyerinin el değiştirmesi veya başkasına ge&cce devamını oku...

Yabancı ülke tarafından Türkiye'de bulunan kendi vatandaşına tebligat nasıl yapılır?

Anlaşmalar hükümleri ve mütekabiliyet esasları saklı kalmak şartiyle, Türkiye'de yerleşik yerli ve yabancı şahıslara tebliğ edilmek üzere yabancı bir memleketin elçiliğinden veya sınırları içinde bulunduğu valilik kanalı ile konsolosluğundan Dışişleri Bakanlığına tevdi olunan evrak, ilgili vekalet kanalı ile yetkili mercie gönderilir ve tebliğ olunan evrak tasdikli olarak aynı yollardan iade edilir.

devamını oku...

Yabancı ülkede tebligat nasıl yapılır?

Yabancı memlekette tebliğ o memleketin yetkili makamı aracılığıyla yapılır. Bunun için anlaşma veya o memleket kanunları müsait ise, o yerdeki Türkiye siyasi memuru veya konsolosu tebligat yapılmasını yetkili makamdan ister.
Yabancı memleketlerde bulunan kimselere tebliğ olunacak evrak, tebligatı çıkaran merciin bağlı bulunduğu vekalet vasıtasiyle Dışişleri Bakanlığına, oradan da memuriyet havzası nazarı itibara alınarak ilgili Türkiye Elçiliğine veya Konsolosluğuna gönderilir.
Dışişleri Bakanlığının aracılığına lüzum görülmeyen hallerde tebligat evrakı, ilgili Bakanlıkça doğrudan doğruya o yerdeki Türkiye Büyükelçiliğine veya Başkonsolosluğuna gönderilebilir. 

devamını oku...

Yabancı anadan evlilik dışında doğan çocuğun Türk vatandaşı olabilmesi hangi durumlarda mümkündür?

Yabancı anadan evlilik dışında doğan çocuk,
a) Nesebinin tashihi,
b) Babalığın hükümle tahakkuk etmesi,
c) Tanıma,

Yollarından biriyle bir Türk vatandaşına nesep bağı ile bağlanırsa, doğumundan 

devamını oku...

Türk vatandaşlığı hangi yollarla kazanılır?

1.Kanun yolu ile kazanma
a)Nesep ile
b)Doğum yeri ile
c)Evlenme ile
2.Yetkili makam kararı ile kazanma
3.Seçme hakkı ile kazanma olmak üzere üç şekilde kazanılır. 

devamını oku...

Evlenme yolu ile Türk vatandaşlığı kazanmanın koşulları nelerdir?

Bir Türk vatandaşı ile evlenme, kendiliğinden Türk vatandaşlığını kazandırmaz. Ancak, bir Türk vatandaşı ile evlenme nedeniyle Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancılar, en az üç yıldan beri evli olmaları, fiilen birlikte yaşamaları ve evliliğin devamı kaydıyla, yurt içinde en büyük mülki idare amirliklerine, yurt dışında ise Türk konsolosluklarına yazılı olarak başvuruda bulunabilirler. Başvuru üzerine İçişleri Bakanlığınca yapılacak inceleme ve soruşturma sonucunda, aranan şartları taşıdıkları anlaşılan kişiler, bu durumun tespitine ilişkin karar tarihinden itibaren Türk vatandaşlığını kazanırlar.
Ancak, bir Türk vatandaşı ile evlenen yabancı, evlenmekle eski vatandaşlığını kaybediyorsa Türk vatandaşlığını kendiliğinden kazanır.
Evlilik yoluyla Türk vatandaşlığını kazananlar, evlenmenin butlanına karar verilmesi halinde, akitte hüsnüniyetli iseler Türk vatandaş devamını oku...

İhtiyaç sebebiyle tahliye davasının koşulları nelerdir?

Buna göre kiralayan; kendisi veya eşi veya çocuklarının mesken veya işyeri ihtiyacı için kira sözleşmesinin bitiminden itibaren (1) ay içinde tahliye davası açabilecektir. Tahliye davası açabilmek için “kiraya veren” sıfatına haiz olmak gerekir. Bu davayı kiralayanın yanı sıra malik ve intifa hakkı sahibi de açabilir. Dava kiracıya karşı açılır; eğer kiracılar birden fazla ise, davanın hepsine birden yöneltilmesi gerekmektedir. Zira tahliye borcu, bölünebilecek nitelikteki borçlardan değildir. Kira sözleşmesinin bitiminden itibaren bir ay içinde dava açılacaktır; ama dava açılacağı daha önceden veya bir aylık süre içinde kiracıya bildirilmişse, davanın bildirimini takip eden dönem sonuna kadar açılması mümkün hale gelecektir. Dava açıldıktan sonra veya ihtar çekildikten sonra kira parasının ihtirazi kayıtla devamını oku...

Yeni malik sıfatıyla tahliye davasının koşulları nelerdir?

Bu davada yeni malik iktisap tarihinden itibaren bir ay içinde iktisap durumunu, ihtiyacını, tahliye isteğini ve aksi halde tahliye davası açacağını kiracıya bildirmek kaydıyla, gene iktisap tarihinden başlayarak altı ay sonra tahliye davası açabilecektir. Diğer ihtiyaç sebebiyle açılan davada söylenenler bu dava içinde geçerlidir.

devamını oku...

Kira süresinin dolması ve feshi ihbar üzerine kira sözleşmesinin sona ermesi hangi durumlarda mümkün olmaktadır?

Sürenin Dolması veya Feshi İhbar Üzerine Sona Erme: Eğer kira sözleşmesi belirli süreli ise , süre bitiminde her iki taraf da sözleşmeyi sona erdirme imkanına sahiptirler. Kira sözleşmesinin belirsiz süreli olması durumunda ise, sözleşmenin nasıl sona erdirileceği probleminde ise herşeyden önce taraflar arasındaki sözleşmeye itibar edilmiştir. Eğer tarafla feshi ihbar mevzuunda bir düzen kabul edilmiş ise, ona uyulacaktır. Şayet taraflar arasında bu hususa değinilmemiş ise, belirsiz süreli kira sözleşmelerinin sona erdirilmesi şu şekilde olacaktır:”Mefruş olmayan apartmanlar, yazıhane, tezgah, dükkan, mağaza, mahzen, samanlık, ahır” ve bu gibi yerler, mahalli adet başka bir dönemde tayin edilmiş değilse, altı aylık sürenin bitimi için ve her halde üç ay önce yapılması gereken bir ihbar ile feshedilebilecektir. (BK262/2f) “mefruş apartman, yahut müstakil devamını oku...

Doğrudan Yabancı Yatırımları Konu Alan Yasal Bir Çerçeve Mevcut mudur?

Yeni çıkarılan Doğrudan Yabancı Yatırım Kanunu, Türkiye’nin uluslararası yatırımlara yönelik olarak benimsemiş olduğu dengeli ve liberal yaklaşımı açık bir biçimde yansıtmaktadır. Bu kanun, verdiği tam açıklamalarla uluslararası yatırımcılara sahip oldukları haklar ve yükümlülükler konusunda yasal anlamda yol gösteren bir kılavuzdur. Bu yeni kanun yatırımcılara ulusal şirketlerle aynı statüde işlem görme ve geniş kapsamlı yatırımcı haklarına sahip olma garantisi vermektedir. Yeni DYY kanuna ek olarak, çeşitli yasalar üzerinde yapılan önemli bazı değişiklikler de 2007 yılında Meclis’ten geçirilmiştir. Bu yeni mevzuatla DYY projeleri için tarama ve ön onay prosedürleri kaldırılmış, şirket tescil işlemleri yeniden düzenlenmiş olup gerekli tüm belgelerin Ticaret Sicili’ne ibraz edilmesi şartıyla Türkiye’de yalnızca bir gün iç devamını oku...

Türkiye’deki İş Mevzuatının Temel Özellikleri Nelerdir?

Türkiye’de bir haftada azami olarak 45 saat çalışılabilmekte olup ilgili tüm tarafların anlaşmaya varması halinde toplam çalışma saati, günde 11 saati geçmemek şartıyla bir işgünü üzerinden değişik şekillerde bölünebilmektedir. 

Belirlenen 45 saat sınırını aşan sürelerin tümü fazla mesai olarak kabul edilmektedir. Fazla mesai süresi bir yılda 270 saati geçemez. Fazla mesai oranları, hafta içi günlerde gündüz priminin % 50’si ve Pazar günleri ile resmi tatillerde ise % 100’üdür.

devamını oku...

Türkiye’de Yabancı Personel İstihdam Etmek Mümkün müdür?

Türkiye’de yabancı personel istihdam edilebilmektedir.

devamını oku...

İrtibat Bürosu Açmak İçin İzlenmesi Gereken Prosedür Nedir?

Türkiye’de bir irtibat bürosu açmak için Hazine Müsteşarlığı ve Yabancı Yatırım Genel Müdürlüğü’ne aşağıdaki belgelerin sunulması gerekmektedir: 

• Uluslararası Özel Hukuka İlişkin Hauge Konferansı esaslarına göre hazırlanmış, ilgili Türk Konsolosluğu tarafından ya da yabancı makamlar tarafından düzenlenen resmi belgeler için tasdik şartının Kaldırılması Anlaşmasına göre onaylanmış ana şirketin “Faaliyet Belgesi” aslı 
• Ana şirketin faaliyet raporu ya da bilançosu ile gelir beyannamesi 
• İrtibat bürosunun faaliyetlerini yürütmek üzere atanan kişinin adına düzenlenmiş “Yetki Belgesi” aslı 
• İrtibat bürosunun kuruluş işlemlerinin başka birisi tarafından yürütülmesi durumunda “Vekaletname” aslı

devamını oku...

Yabancılar Türkiye de evlilik yapmasındaki usul nasıldır ve sonuçları nelerdir?

Milletlerarası Özel Hukuk Hakkında Kanun'un 12. maddesi 'Evlenme', 13. maddesi ise 'Boşanma' konularını düzenlemektedir.
M.12'ye göre; Evlenme ehliyetine ve şartlarına taraflardan her birinin evlenme anındaki Milli hukuku uygulanır. Evlenmenin şekli yapıldığı yer hukukuna tabidir. Milletlerarası sözleşmeler hükümlerine göre konsolosluklarda yapılan evlenmeler geçerlidir.
M.12'ye göre; Evlenme ehliyetine ve şartlarına taraflardan her birinin evlenme anındaki Milli hukuku uygulanır. Evlenmenin şekli yapıldığı yer hukukuna tabidir. Milletlerarası sözleşmeler hükümlerine göre konsolosluklarda yapılan evlenmeler geçerlidir.
Ancak Türkiye'de evlenirken şekil açısından Türk kanunlarının belirlediği şekle uyulmalıdır,aksi halde evlilik Türkiye'de geçerli olmaz. Türk kanunlarına göre yapılan evlilik beraberinde hem mal rejimi açısından hem de ileriki nes devamını oku...

    Copyright © 2015 - Güneş Hukuk Bürosu
    Antalya / Türkiye