hukuk haberleri
Antalya Avukat - Kira Alacağı Takibine İtiraz Ve Tahliye Yazdır
Antalya Avukat - Kira Alacağı Takibine İtiraz Ve Tahliye

Antalya Avukat - Kira Alacağı Takibine İtiraz Ve Tahliye

T.C.
YARGITAY
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO. 2015/10497
KARAR NO. 2016/2720
KARAR TARİHİ. 4.4.2016

KİRA ALACAĞI TAKİBİNE İTİRAZIN KALDIRILMASI VE TAHLİYE DAVASI--İTİRAZIN TÜMDEN KALDIRILMASININ HATALI OLDUĞU--30 GÜNLÜK ÖDEME SÜRESİ DOLMADAN YAPILAN TAHLİYE TALEBİNİN REDDİ

6098/m.315

2004/m.269/4

ÖZET : Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi istemlerine ilişkindir. Mahkemece, ödenmesi gereken iki aylık kira miktarı toplamının itiraz dilekçesine ekli bankamatik çıktısından eksik olduğunun anlaşıldığı, dolayısıyla temerrüt olgusunun gerçekleşmiş olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davalının itirazının kaldırılmasına ve kiralananın tahliyesine karar verilmiştir.Anlatılanlar ışığında mahkemenin de kabulünde olan ödemenin mahsubu ile bu miktar dışında kalan kısım üzerinden itirazın kaldırılması gerekirken, itirazın tümden kaldırılması doğru değildir. Ayrıca, Ödeme emri ile borçluya 30 günlük ödeme süresi verildiği anlaşılmıştır.Bu 30 günlük ödeme süresinin dolması beklenmeden alacaklı tarafından icra mahkemesinden tahliye isteminde bulunulamaz.Alacaklı tarafından 30 günlük ödeme süresi dolmadan icra mahkemesinden tahliye isteminde bulunulmuştur.Tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekir.

DAVA : İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi istemlerine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne, davalının itirazının kaldırılmasına ve davaya konu taşınmazdan tahliyesine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1- ) Davalı vekilinin alacağa yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Takipte dayanılan ve karara esas alınan 12.9.2013 başlangıç tarihli 3 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı alacaklı, 7.5.2014 tarihinde başlattığı icra takibi ile aylık 825,00 TL'den 2014 yılı Nisan ve Mayıs ayları kira bedeli 1.650,00 TL'nin işlemiş faizi ile birlikte tahsilini istemiştir. Ödeme emri borçluya 29.5.2014 tarihinde tebliğ edilmiş olup, borçlu süresinde yaptığı itirazında; alacaklı tarafın babaları ile 12.9.2013 tarihinde kira sözleşmesi akdettiklerini, ancak kiralayanın vefatından sonra mirasçılarının kendi aralarında anlaşamadıkların, icra takibine konu kira alacağının ise 12.5.2014 tarihinde alacaklılar vekili hesabına ödendiğini, buna göre kira borcu bulunmadığını belirtmiştir. İtiraz dilekçesine ekli dekonttan İş Bankası hesabına 12.5.2014 tarihinde “... kira ödemesi” açıklaması ile 1.645,00 TL ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. İtiraz üzerine açılan davada davacı vekili, davalının icra takibinden sonra 12.5.2014 tarihinde 2 aylık kira bedeli olarak 1.645,00 TL ödeme yaptığını, iki aylık kira bedelinin 1.650,00 TL olmasına rağmen bankaya yatan kira bedelinin 5,00 TL eksik olarak yatırıldığını, ayrıca davalının yaptığı ödemenin öncelikle bugüne kadar işlemiş faiz, masraf ve vekalet ücretine mahsup edileceğini, davalının itirazının haksız ve dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek davalının itirazının kaldırılmasına ve kiralanandan tahliyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, ödemeye dair dekontu dosyaya sunduklarını belirtmekle davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, ödenmesi gereken iki aylık kira miktarı toplamının 1.650 TL olmasına karşın, itiraz dilekçesine ekli 12.5.2014 tarihli bankamatik çıktısından ödemenin 1.645,00 TL olduğunun anlaşıldığı, yani ödemenin eksik olduğu, dolayısıyla temerrüt olgusunun gerçekleşmiş olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davalının itirazının kaldırılmasına ve kiralananın tahliyesine karar verilmiştir. Anlatılanlar ışığında mahkemenin de kabulünde olan 1.645,00 TL'lik ödemenin mahsubu ile bu miktar dışında kalan kısım üzerinden itirazın kaldırılması gerekirken, itirazın tümden kaldırılmasına karar verilmesi ve 1.650,00 TL üzerinden icra-inkar tazminatına hükmedilmesi doğru değildir.

2- ) Davalı vekilinin tahliyeye yönelik temyiz itirazlarına gelince;

Davacı alacaklı 12.9.2013 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 7.5.2014 tarihinde tahliye talepli olarak icra takibi başlatmış, ödeme emri davalı borçluya 29.5.2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Ödeme emri ile borçluya 30 günlük ödeme süresi verildiği anlaşılmıştır. İ.İ.K.269/1 maddesi göndermesi ile uygulanması gereken TBK'nun 315. ( BK 260. ) maddesi gereğince 30 günlük ödeme süresinin dolması beklenmeden alacaklı tarafından icra mahkemesinden tahliye isteminde bulunulamaz. Alacaklı vekili tarafından 30 günlük ödeme süresi dolmadan 19.6.2014 tarihinde icra mahkemesinden tahliye isteminde bulunulmuştur. Bu sebeple tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tahliyeye karar verilmesi de doğru değildir.

Karar bu sebeplerle bozulmalıdır.

SONUÇ : Yukarıda 1 ve 2. bentlerde açıklanan sebeplerle temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 Sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istenmesi halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 04.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


Kaynak: www.adaletbiz.com

Copyright © 2015 - Güneş Hukuk Bürosu
Antalya / Türkiye